mektup
(bak:
bir gözyaşı mektubu)
bedük
'ters' adında bir şarkı yapmıştır,tam süper olmuştur.
siberalem
televizyonlarda dönen reklamında çölde leylasını arayan adamın kafasına laptop düşer ve leylasını orda aramaya başlar ki kafadan koparır bu bayağılık.çakma işlerde bir yenisi.
jilet yiyen kız
atilla ilhan'ın lezbiyenleri 12den vurduğu şiir.bu kadar mı güzel olur..
o kızı nerede nasıl görsem
aklımı başımdan alır ağzı
saçları şıra köpüğü desem
kaşları bıçak izi kırmızı
yakut pulları mı? bu ne görkem
kanlı gözbebeklerindeki yazı
beni nasıl büyüledi bilmem
kirpikleri örümcek kırmızı
kızıl demirden bir ünlem
salınması yangın yalnızı
korkmasam öpmeye eğilsem
dişleri elektrik kırmızı
çarpılmışım başım sersem
sevdim jilet yiyen kızı
göğsündeki kumrulara değsem
gagaları zehirli kırmızı
gece gündüz tek düşüncem
kasıklarımdaki ince sızı
artık kimseyle sevişemem
anladım sevişmek kırmızı
jilet yiyen kız merih'li gecem
birlikte bulacağız belâmızı
sonumuz kuşkusuz cehennem
kırmızı kırmızı kırmızı
mutluluk
tam ve sürekli olanı ifade etmesi bakımından olasılık dışıdır... çoğunlukla bir sanı olarak, ihtiyaçtan, ucuza harcanır...
halkın ar ve haya duyguları
olur olmadık herşeyden incinen bir şey...
mutsuzluk
turgut uyar,
acıyor'da söz eder...
birlikte yatmak
birinin uykusuna, bedenine, nefesine karışmak... bütünün, parçaların toplamından daha fazla olduğu
*,
ben olmanın sıkıntılarından bir müddet arınılan durum...
yemek yerken tanım girmek
çok sık yapılan birşey değilse ya da o anda yazılan tanım sizin için "kişisel" anlamda çok önemli bir tecrübeye
tesadüf ediyorsa o hatıranın
tezekkürüne kesinlikle vesile olur. tanımınıza rastladıkça, tanımı girerken sarmısak kokan elinizle beraber o hatıra da gözünüzün önüne gelir.
**alakasız link: (bak:
sarmısağı gelin etmişler kırk gün kokusu çıkmamış)
nokta
gecenin sonu.