janis
1. aşka inanan, dik başlı, minik tavşan görünümlü, kezbanım.
(kaju, 24.07.2007 01:02:06 ~ )
2. (bak: janis joplin)
(porselen kertenkele, 24.07.2007 01:07:16 ~ )
3. (bak: janis karpinski)
(rainbow, 24.07.2007 01:11:25 ~ )
4. pek şirin pek narin bi'şeye benziyor kendisi. pek sevilesice :)
(curlyrabbit, 24.07.2007 01:37:34 ~ )
5. yazdıklarını seviyordum ancak #77870 tanımıyla benim için bambaşka biri oldu valla. her okuduğumda gözlerim doluyor, tüylerimin hepsi havaya seyrediyor. ne kalemmiş bre ne kalem. devamı daim olsun diliyorum. yazdıkları içimi serinletiyor... bilsin istedim...
(frigoferio, 29.07.2007 14:26:12 ~ )
6. ''iyi ki doğdun; ne güzel bir sevgili oldun.'' diye diye gezdiğim hatun kişi.
(kaju, 03.08.2007 12:02:26 ~ )
7. bütün gün '' janisii janisii ömrümün yarisii '' diye gezdiren dişil.
(kaju, 09.08.2007 16:14:04 ~ )
8. kesinlikle benden uzun yaşayacak homologdur. çünkü ne zaman bir tanım yazsa "ay dilimin ucundakini söyleyivermişsin çok yaşa emi sen ömrün benden uzun olacak?" diyesim geliyor...

(gaydırıguppak, 15.08.2007 22:54:19 ~ )
9. ilgiyle takip edilecek tarzda uzun ve içerikli tanımların sahibi homolog.
(otokontrol, 22.08.2007 10:57:54 ~ )
10. ben seni kırmak için yaratılmadım. uzun zamandır seni planlıyorum haksızca; cezalandırılacak kadar mı yabancı, tanınmaz ve suç yüklüydüm? ! belki; seni çok yıprattığımın, bıraktığımın elbette farkına vardım, ama herşey mi benim aleyhte varoluşumla açıklanabilir? ! beni, başta sana olmak üzere kimliklere karşı saldırganlaştıran koşulları tek başıma ben mi oluşturdum? seni kaybettim. bunu biliyorum. seni kaybettiğimi sen çekip gitmeden önce de biliyordum. ortadaydı. bedel ve kefalet ortadaydı.. senin hakkında bir satır yazmamaya çalışmamın nedenini hiç düşündün mü? ! sana ait olanları içten içe koruma uğraşı mıydı sanki bu: kuşkusuz. hala da saygıyla ağlıyorum. büyük bir tesadüfe yenildim, büyük bir eksen kaymasıyla, sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan gibi,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm.


bunlar da geçecek şüphesiz. seni unutmama kaç yüzyıl kaldı ki.. bir küsme, bir burulma biçimiyle gidişinin ardından şehrin gri cephelerine fevkalade ağır bir el bombası gibi düşen bunaltının bıraktığı korkunç acının unutulmasına kaç yüzyıl kaldı ki.. yaralandım. bütün noktalarımdaki nöbetçiler de yaralandı. çığrından çıkmış bir ayaklanma gibi ağlamakta yalnızlığım. bir gerçek aramıyorum felakete. bir bahne göremiyorum arkadaşlarımın beni teselli etmek için söyledikleri kelimelerin hanesinde. ama yokluğunu doldurmuyor sevda siyasetinin hançerleri. ama bilemiyorum yağmurun ardından artık hangimiz suçlanacak.. eğer hissediyorsan,

bir nedeni yok. yalnızca öptüm. * * *
(karanliksonbahar, 26.08.2008 07:36:45 ~ )