sokrates
1. atinalı delikanlıların aşık olduğu ve sevgilisi olmak için birbiriyle yarıştığı en has filozof.
(timon, 29.04.2007 18:29:29 ~ )
2. erasmus lifelong learning program'ın eski adı.
(wampirabbit, 29.04.2007 18:59:27 ~ )
3. felsefesini kendi eserleri ile degil de ogrencisi platon'un onun agzindan yazdigi diyaloglar sayesinde anlayabildigimiz, bati felsefesinin kurucusu olarak gorulen, gencligi yoldan cikardigi gerekcesiyle idam edilerek oldurulmus olan yunanli filozof. yasaminin da olumunun de platon'a esin kaynagi oldugu bu filozofun platon'un sempozyum adli eserinde aska dair soyledikleri cok carpicidir.
(the owl, 21.05.2007 08:38:34 ~ )
4. karısı ksantippi sayesinde geliştirdiği ironi ve maotik adlı yöntemleri kullanarak;(soru sorarak) her şeyi bildiğini zanneden insanların aslında hiçbir şey bilmediğini, hiçbir şey bilmediğini zanneden insanların ise birçok şeyi bildiğini ortaya çıkaran değerli bir filozoftur.

ayrıca: sorgulanmayan hayat yaşanmaya değmez mottosu da bu ünlü filozof'a aittir.
(tershane, 21.05.2007 13:19:49 ~ )
5. savunması, okunması gereken bir başyapıttır.
(zom, 21.05.2007 14:03:50 ~ )
6. bir homolog adayı.
(timon, 01.06.2007 18:35:47 ~ )
7. symposion’da socrates, sonradan yargınlaması sırasında ilişkisi aleyhine kullanılacak olan (zira, socrates’ten ayrıldıktan sonra atina’ya ihanet eden) ve gelmiş geçmiş en baştan çıkartıcı genç olarak betimlenen politikacı alcibiades hakkında şöyle diyor:

“bu adamın aşkı başımda bir dert. ona tutuldum tutulalı başka bir delikanlıya bakamaz, kimseyle konuşamaz oldum. hemen kıskanır, köpürür... bir dövmediği kalır beni... ödüm patlıyor onun sevgisinden, azgınlığından”.
(gaykedi, 23.06.2007 17:51:38 ~ )
8. "kotuluk cehaletten gelir."
(jynx, 23.06.2007 17:57:37 ~ )
9. sokrates idam edilmeye götürülürken, bir fırsattan yararlanıp, eşi göz yaşları içinde yanına yaklaşır ve "seni sebepsiz yere öldürecekler, bu beni kahrediyor." der. sokrates hiç düşünmeden cevaplar "sebepli yere öldürülmem daha mı iyiydi?"*
(mare nostrum, 04.08.2007 22:37:59 ~ )
10. platon sayesinde tanıyabildiğimiz süper kişi...savunması gerçekten mutlaka okunmalıdır...şölen de bi o kadar güzeldir...
(zimbatcher, 05.08.2007 22:53:47 ~ )
11. düşüncelerinin sorgulanmasından hoşlanmayan atinalıların nefretini kazanmış ve onu ölüm cezasıyla yargılayan mahkemenin (yani bütün atina vatandaşlarının) önünde kendini sineğe benzetmiştir: her şeyi ve herkesi sürekli sorgulayarak rehavete kapılan bir ata benzettiği atina'yı uykusundan uyandıran, rahatsız eden bir at sineği.
(timon, 06.10.2007 15:56:43 ~ )
12. atina'da en ağır ceza olan sürgüne gönderilmeyi kabul etmemiş ve idam edilmeyi tercih etmiştir.
(tranquilitas, 17.11.2007 18:43:10 ~ )
13. platon, “şölen– dostluk” (türkiye iş bankası kültür yayınları, çev. sabahattin eyüboğlu ve azra erhat, 4. basım, 2006). kitapta zengin bir kişi olan agathon’un evinde geçen bir yemek anlatılıyor. yemeğin en önemli kişisi de filozof sokrates. davetliler sevgi üzerine konuşuyorlar. sokrates konuşmasını bitirdiği esnada, eve sokrates’e tutkun genç bir erkek olan alkibiades sarhoş bir hâlde geliyor ve sokrates hakkında övücü bir konuşma yapıyor. ama ne konuşma.

alkibiades oturduğunda sokrates şöyle diyor:

agathon, beni korumaya bak! bu adamın sevgisi başıma dert. onu sevdim seveli, başka bir delikanlıya bakamaz, kimseyle konuşamaz oldum. hemen kıskanır, köpürür, olmayacak şeyler yapar, ağzına geleni söyler, bir dövmediği kalır beni. göz kulak ol da, şimdi gene azıtmasın. aramızı bulmaya çalış; üstüme saldırırsa beni koru. ödüm patlıyor deli sevgisinden, azgınlığından.

alkibiades de sokrates hakkında şunları diyor:

sokrates, biliyorsunuz, güzel delikanlılara düşkündür, hep onların peşinde gezer, kendinden geçer onları gördü mü (…)

onun benim gençliğime, güzelliğime gerçekten tutkun sandım ve bunu talihin bana verdiği büyük bir fırsat bildim. biraz yüz vermekle sokrates bana her bildiğini öğretir dedim, çünkü parlak delikanlılığıma öyle güveniyordum ki! bu düşünceyle, yanımda hep bir uşak bulundurmak âdetinden vazgeçtim. uşağı uzaklaştırıp onunla baş başa kaldım. burada her şeyi size açıkça söylemeliyim. iyi dinleyin, sen de sokrates, yalan varsa, düzelt sözlerimde. dediğim gibi dostlar, sokrates’le baş başa kaldım. çok geçmez, sevenlerin tenhalıkta sevgililerine söylediklerini o da bana söyleyecek diye düşünüyor ve seviniyordum. ama beklediğim gibi olmadı. her zamanki gibi benimle konuştu, gün bitince de kalktı gitti. bunun üzerine birlikte idman yapalım dedim; bu yoldan onu elde edeceğimi sanıyordum. yanımızda kimseler yokken idmanlar yaptık, sık sık güreştik. ama inanır mısınız, gene de bir şey elde edemedim. bu yol da çıkmayınca, bu adama karşı zor kullanayım, başladığım işte gevşemeyeyim, bakalım sonu neye varacak dedim. sevgilisine kavuşmak isteyen biri gibi, onu düpedüz akşam yemeğine çağırdım. hiç de can atmadı gelmeye. ama zamanla yola girdi. ilk geldiğinde yemek yer yemez gitmek istedi. alıkoymaya utandım. bir başka sefer ona yeni bir pusu kurdum: yemekten sonra geç vakte kadar lafa tuttum, gideceği zaman da geç oldu diye kalmaya zorladım.

yanımda bir yerde, yemek yediği sedirde yattı, odada bizden başka kimseler de yoktu (…) (s. 63-4)

(…) bir daha laf söylemesine meydan vermeden kalkıp kendi örtümü üstüne attım, mevsim kıştı çünkü. bu adamın eski püskü abası altına girdim, bu insanüstü varlığa sarılıp bütün gece yanında yattım. bunlara yalan diyemezsin sokrates. ne kadar yanaştımsa, ne yaptımsa boşuna, bu adam hiç sarsılmadı. hep yukarıdan, küçümseyerek, alay ederek baktı gençliğime, güzelliğime. ben de bir şey sanıyordum bu güzelliği. öyle sanmakla haklı mıydım, değil miydim? siz yargıç olun, evet yargıç olun da söyleyin sokrates’in başı ne kadar havalarda olduğunu! şunu da bilmiş olun ki, tanrılara, tanrıçalara yemin, bütün bir gece sokrates’in yanında yattım ve kalktığım zaman, bir babanın, bir ağabeyin yanında yatmış gibiydim. (s. 66)

konuşma bitince sokrates şunları diyor:

- (…) yalnız söylediklerinin sonunda baklayı ağzından çıkarır gibi oldun. oysa ki kurduğun şu: agathon’la benim aramı açmak. istiyorsun ki, ben yalnız seni seveyim, agathon’u da senden başka seven olmasın. ama bu dolap kimsenin gözünden kaçmadı. bütün o satyr, silen hikayeleriyle neye varmak istediğin belli. aman, sevgili agathon, bu oyunu kazandırmayalım ona! tetik dur ki kimse aramızı açmasın.

agathon:

- sahi öyle sokrates, demiş. doğru olabilir söylediğin. aramıza gelip yatışından da anlaşılıyor bizi ayırmak istediği. şimdi kalkar, senin yanına gelirim.

- ha şöyle, demiş sokrates, gel şöyle sağ yanıma uzan.

- ey zeus! nedir bu adamdan çektiklerim! diye bağırmış alkibiades. nerede olsa beni ezmek bütün zoru. bari bırak da, mübarek adam, agathon ikimizin arasına gelsin.

sokrates:

- olmaz, demiş. sen beni övdün, ben de şimdi sağımda kim varsa onu öveceğim. agathon soluma gelirse, ben onu övmeden o beni bir daha övecek değil ya. bırak tanrımsı alkibiades, bırak da bu delikanlıyı öveyim, kıskanma. öyle canım istiyor ki onu övmek!

- yaşa, yaşa! diye bağırmış agathon. burada duramam alkibiades , yer değiştirmeliyim ki sokrates beni övsün.

- işte hep böyle olur, demiş alkibiades. sokrates’in olduğu yerde ondan başkası güzel delikanlılara yanaşamaz. bakınız yine nasıl agathon’u yanına çekmek için bir sebep uyduruverdi; hem de herkesin yerinde sayacağı bir sebep. (s. 70-1) *


(bak: #135576)
(gaykedi, 15.01.2008 09:22:55 ~ )