| • tesadüf |
| 1. | küçük, değersiz nice iş ve varlığı birbirine derin bir anlamla birleştirecek kadar kuvvetli çarpışma. etkisiyle anlamın yeni bir cümle kuracağını sanmak umuttur, ve fakat: tesadüf geçmişin hikayesidir, geleceğin akti değil. |
| (vida, 29.04.2008 09:13:58 ~ ) | |
|
|
|
| 2. | evli adamın komşusuna yakalanma halidir |
| (katsa, 29.04.2008 09:55:39 ~ ) | |
|
|
|
| 3. | evreni temelde iki türlü açıklama modeli vardır: rastlantısallık ve zorunluluk. ikincisine göre, evrende hiçbir şey tesadüfen gerçekleşmez; eğer biz tesadüf diye birşeyden söz ediyorsak, bu bizim nedenler konusundaki bilgi eksikliğimizden kaynaklanmaktadır. |
| (okuryazar, 29.04.2008 10:38:23 ~ ) | |
|
|
|
| 4. | rastlantı, determinizmi ve nedensellik kuralını kabul etmeyen görüşe göre, yani her olayın muhakkak bir nedeni olmadığını ya da olayların bir neden-sonuç zinciriyle meydana gelmediğini varsayan görüşe göre, olayların nedensiz, gelişigüzel bir şekilde meydana gelişine verilen addır.not:karşı varsayımı mevcuttur |
| (okeanid, 29.04.2008 11:02:33 ~ ) | |
|
|
|
| 5. | paul auster romanlarına ve zeki demirkubuz filmlerine yakışandır... |
| (gaydırıguppak, 29.04.2008 18:31:09 ~ ) | |
|
|
|