Youtube/
         Önümüzdeki ay yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri kampanyası için olsa gerek; YouTube'a yüklenen ve "18 Mart 2018'ten sonra ne olacak?" başlığıyla yayınlanan videoda, eğer seçime katılmazsanız "terkedilmiş bir eşcinselle yaşamak zorunda kalabilirsiniz" mesajı veriliyor.


İlgili  video, uyumaya hazırlanan bir çiftin atışmasıyla başlıyor.
Eertesi gün oy kullanmak  için uyanamama endişesi taşıyan eşine kızan adam  ,  "Sanki birisini sen olmadan seçmeyecekler!" diyor.



[youtube src="zfEjy8bBPjk"/]

Rüyasında üç asker tarafından uyandırılan adama; zorunlu askerlik hizmetinin 27 yaşından 60 'a çıkarıldığını söylüyorlar, askerlere inanmayan adam, eşine sormak için mutfağa gidiyor. Mutfakta ise tırnaklarını törpüleyen  gay bir adamla karşılaşıyor. Eşine neden onun evde olduğunu soruyor. Cevap gökkuşağı desenli törpüsünü atan eşcinsel misafirden geliyor. "Ben ailenizle kalacak olan gayim!"

Karısı, yeni bir yasayla , eşleri veya aileleri tarafından terk edilmiş eşcinsellerin başka ailelerin yanlarına yerleştirdiklerini söylüyor ve ekliyor  "Eğer kimseyi bulamazsa, onun partneri olmak zorunda kalacaksın."


Profesyonel oyuncularla çekilen videoyu, hiçbir resmi Rus Kurum veya organizasyonu tarafından yüklenmiş gibi görünmüyor ve Rusya'nın seçim komitesi  videoyla ilgilerinin olmadığını söylemişler. (The Guardian)


Birgün'den Nurcan Gökdemir'in Haberinden;
Cinsel yönelimleri nedeniyle ordudan atılması istenen bir askerle ilgili yargılamayı yapan Askeri Yargıtay 1. Dairesi, Askeri Ceza Kanunu’nun, “Bir kimseyle gayri tabii mukarenette bulunan asker kişiler hakkında TSK’dan çıkarma cezasına, erbaşlar hakkında rütbenin geri alınmasına hükmolunur” şeklindeki maddesinin iptali için AYM’ye başvurdu.

Askeri Yargıtay 1. Dairesi, başvurusunda askerlerin “doğal olmayan cinsel davranışlarının askerlik mesleğinin onurunu zedeleyeceği veya disiplinsizliğe neden olacağı konusunda somut gerekçeler ortaya konulmadan” TSK’den çıkarma cezası ile cezalandırılmasının adalet duygusuyla bağdaşmadığını savundu. “Özel hayatın en mahrem kısmında yer alan cinsel faaliyetleri nedeniyle bir kişinin meslekten atılmasının özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturduğu” savunulan başvuruda, askerler cezalandırılırken emniyet görevlilerinin veya mülkiye, yargı ve din hizmetleri gibi görevlerde çalışanların bu cezaya çarptırılmadıklarının altı çizildi.


Başvuruyu oy çokluğuyla reddeden AYM, Askeri Ceza Kanunu’nda öngörülen cezai yaptırımların esas amacının, askeri disiplini korumak ve sürdürmek olduğunu bildirilen kararda şöyle denildi: “Bu açıdan bakıldığında askeri disiplinin korunması ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesini sağlamaya yönelik olarak özel hayatın en mahrem alanında kalan cinsel davranışlar gerekçe gösterilerek asker kişiler hakkında TSK’den çıkarma, erbaşlar için rütbenin geri alınması cezasını öngören kural; meşru bir amaca dayanmaktadır. Askerlik mesleği, disiplin ve fedakarlık temeline dayanır. Bundan dolayı bu görevi ifa edenlerin güven, itibar ve saygınlığın gereği olarak katı meslek ilkelerine tabi tutulmaları olağan karşılanmaktadır.” ...


“Kural, istisnai bir alanda ve dar kapsamlı olduğundan sınırlı ve ölçülüdür. Özel hayatın korunmasını, istisnai bir alanda ve anayasal ilkelere uygun olarak asgari oranda sınırlandıran düzenlemenin birey hakları ile kamu yararı arasında açık bir dengesizlik oluşturduğu söylenemez” denildi....


          Eşcinsel ve biseksüel erkek sağlığı dergisi FS , 1.000 okuyucusuna  sadakatsizliği sordu
Youtube BOYFRIEND | A SHORT FILM BY KYLE KRIEGER
Aldatan bir sevgilin oldu mu? Hiç aldattın mı? Yanıtlardan biri ya da ikisi birden "evet" ise, çoğunluktasınız demektir. Gay ve bi erkek katılımcıların yaklaşık % 58'i aldatıldıklarını, yaklaşık% 51'i ise aldattıklarını söyledi.
           

 % 61 Affetmem 

Anket sonuçlarına göre , İngiltere'deki gay erkeklerin çoğu sadakatsizliği affetmeyeceğini söylüyor. Affetmem diyenlerin oranı % 61. Fakat "aldatma" yada "sadakatsizlik" nedir? Sorusunun cevabı da kişiye göre farklılık gösteriyor. Örneğin, katılımcıların %74-79'u anal,oral seksi aldatma olarak görürken %66'sı öpüşmeyi ve %55'i flört uygulamalarını kullanmayı sadakatsizlik olarak tanımlıyor.


En masumu flört.

Çoğunluğun katıldığı ve her ankette olduğu gibi "çoğumuza" garip gelecek sonuçlar şöyle devam ediyor. 
Katılanlar hangi eylemleri aldatma olarak tanımlıyor.


79% - Anal Seks
76% - Oral Seks
74% - B.Mastürbasyon 
68% - Açık İlişki Kurallarının İhlali
66% - Öpüşme
62% - Başka Biriyle Duygusal İlişki
55% - Flört Uygulamaları Kullanmak
43% - Çıplak/Seksi Fotoğraf Göndermek 
34% - Mesajlaşmak
18% - Fört Etmek


 Gmfa


Ladeg+/ ygk2017rapor
                Gökkuşağı Yaşayan Kütüphanesi (GYK) Boysan’ın Evi, LADEG ve Şişli Belediyesinin İşbirliği ile 25-26 Kasım 2017 tarihlerinde Boysan’ın evi etkinlik mekanında gerçekleşmiştir.

Gökkuşağı Yaşayan Kütüphanesi, 2 Gün boyunca 12:00-18:00 saatleri arasında okuyucularını ağırlamıştır.

Toplam 12 saat boyunca açık kalmıştır. Gökkuşağı Yaşayan Kütüphanesi’nin değerlendirmesi için okuyuculardan ve kitaplardan kendi deneyimlerini yansıtabilecekleri kısa formlar doldurmaları istenmiştir.

 Okuyuculardan gerçekleştirdikleri her bir okuma sonunda form doldurmaları istenmiştir. Toplanan geçerli form sayısı 80’dir.

Çoklu okumalar ve bir kişinin birden fazla kitap okuma gerçekleştirdiği göz önünde bulundurulmalıdır buna göre ilk gün 57 ikinci gün ise okuma sayısı 106 okuma gerçekleşmiştir. GYK kitapları ise kitap olma sürelerinin bittiği günün sonunda geribildirim formu doldurmuşlardır.

Tamamı: ladeg.org/ygk2017rapor.pdf

 ladeg+


LADEG+
Muhafazakâr, homofobik, transfobik bir toplumda bir yandan aile, bir yandan da aktivist olmanın ne anlama geldiğini yeniden tanımlayan yedi ebeveynin deneyimlerinin aktarıldığı Benim Çocuğum isimli belgesel dün Avrupa Parlamentosu’nda izlendi. Avrupa Parlamentosu’nda (AP) yapılan gösterime Yönetmen Can Candan katıldı. Bir AB programı olan Sivil Düşün’ün sponsorluğundaki gösterim, AP Irkçılıkla Mücadele ve Çeşitlilik Grubu’nun (ARDI) ev sahipliğinde, LGBT Hakları Grubu’nun desteğiyle gerçekleştirildi. Gösterimi AP Hollanda Milletvekili, ARDI Başkanı Emine Bozkurt ile AP İngiltere Milletvekili, LGBT Hakları Grubu Başkanı Michael Cashman sundu. “Avrupa Birliği’nin Türkiye ile yapılan görüşmelerde LGBT hakları konusunu da masaya getirmesi çok önemli. Bu belgesel bize bunun ne kadar elzem olduğunu gösterdi. Ben bu filmi çok önemli bir proje olarak görüyorum çünkü tartışmalara çok insancıl bir noktadan katkıda bulunuyor” diyen Bozkurt, ebeveynlerin çocuklarının kimliklerinden dolayı çektikleri zorlukları herkesten daha iyi ..
bildiklerini, bu nedenle Türkiye’deki politikacılara ve tüm dünyaya herkesten daha iyi anlatabileceklerini söyledi. Bozkurt, bu etkinliğin evsahipliğini yapmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Belgeselin ve aileleri Türkiye’de yürüttükleri çalışmaların tarif edilemeyecek kadar güçlü olduğunu söyleyen Cashman ise, “Bir anne veya baba çocuğu ile ilgili konuştuğu zaman, bu hem insan hakları, hem de siyasi diyalog açısından bambaşka bir bağlama oturuyor. Filmin adı olan Benim Çocuğum insanlara ayrımcılık yaptıkları kişinin birisinin oğlu veya kızı olduğunu hatırlatıyor” şeklinde konuştu.

7 Haziran’da Vizyonda

İlk kez 19 Şubat Salı günü, İstanbul’da düzenlenen galayla seyirci karşısına çıkan ve büyük ilgi gören Benim Çocuğum isimli uzun metraj belgesel, yarın İstanbul’daki CineMajestic ve Ankara’daki Büyülü Fener sinemalarında vizyona girecek. Dağıtımı M3 tarafından yapılacak olan film, üniversite gösterimleri ve festivaller sayesinde bugüne kadar 7 bin 500’ü aşkın seyirciye ulaştı. Yönetmenliğini Can Candan’ın, yapımcılığını Surela Film’in üstlendiği 82 dakikalık belgesel, Diyarbakır’da düzenlenen 3. Filmamed Belgesel Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü almıştı.

ladeg
Blogger tarafından desteklenmektedir.