Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


 
Haberin orjinal başlığı : Başkanla futbolcu da aşk yaşamıştı.


Eşcinsel olduğu için elinden düdüğü alınan hakem Halil İbrahim Dinçdağ, iki yıldır hakkını arıyor. Dinçdağ, "Ben eşcinsel olduğum için işimden oldum. Ama futbol dünyasında birçok eşcinsel var. Futbolcusuyla aşk yaşayan başkan da vardı. Güçlüysen dokunmazlar" diyor.

Radikal gazetesinden Kenan Başaran'ın söyleşisi şöyle:

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenleri iptal edilir ama bir futbol maçı asla; onlarca yüzlerce insan ölse de… Becerilemeyen bir-iki dakikalık saygı duruşlarıyla görev ifa edilir ve heyecanla ‘ilk düdük’ün çalınması beklenir... Son düdük çaldığında ise atılan güzel bir gol veya pastan ziyade hakem konuşulur; saatler ve hatta günlerce… Hasılı futbol bizde bir nevi ‘hakem asmaca oyunu’dur. Lakin, bu ülkede birçok hakemi verdiği kararlardan ötürü yedi sülalesine varıncaya kadar tartışıyoruz da bir hakem hakkında verilen kararı pek konuşmuyoruz.

‘Olay ilk patladığında’ işin reytingi için el atıldı, ama sonrasına bakan pek olmadı. Oysa Karadenizli mafyadan ölüm tehditleri alıyormuş. Hakkında çıkartılan ‘ölüm fermanı’ lütfedilip ‘hayatını zorlaştırma’ya dönüştürülmüş! Ondandır ki “Bulaşıkçı bile olamıyorum” diyor..

Rızası alınmadan, adı ‘Trabzonlu H.İ.D’ şeklinde güya saklanarak afişe edildi. Oysa ‘Trabzon bölgesi’nde adı böylesine kısaltılabilen kaç hakem vardı ki! Manşet ve ekranlara ‘Eşçinsel hakem Halil İbrahim Dinçdağ’ olarak ayan beyan düşmesi uzun sürmedi. Evet, o ‘kısaca HİD’ ‘uzunca Halil İbrahim Dinçdağ’ olan hakem, bugün Futbol Federasyonu’na karşı açtığı hukuk savaşının sonuçlanmasını ve ‘onuruyla düdük’ çalacağı günün hayalini kuruyor…

Fenerbahçe-Samsunspor maç gününde. Stadın önünden geçerken elbette iç geçiriyor. Dereağzı’nda bir kafede oturup ‘paslaşıyoruz’. İlk düdüğü ben çalayım: ‘Eşcinselliği’ sağlık sorunu olarak görülüp, 2009’da düdüğü elinden alınan Dinçdağ, ‘medyaya düşünce’ Federasyon çark eder ve “Performansın kötü olduğu için sana maç vermiyoruz” der. Şimdi düdük esas olması gerekende; Dinçdağ’da: “14 yıllık bütün maç notlarım elimde. 10 üzerinden 9.” 10 üzerinden 1 olsa ne yazar, yöneticiler ‘homofobik’ olduktan sonra. Bariz faul…

Doktorlar bir sağlık sorunu yok dese de dönemin Oğuz Sarvan MHK’sı ‘üç maymun’a yatar! Hoca, eşçinselliğin bir tercih olduğunu söyleyenlere öfkeli bir ara pas atıyor: “Canım sıkıldı, eşcinsel olayım diyemezsiniz. Bu doğuştan gelen bir şey. Allah’ın yarattığını dışlarsanız o da sizi dışlar”. Ama bunu anlatmakta zorlanıyor, öyle ki sık sık “Sıkı dindarım. Eşcinselim ama erkeğim. Bazen maçoyum” demek zorunda hissediyor.

Hiç kimsenin cinsel kimliğiyle gündeme gelmesini istemese de ‘madem açtınız kutuyu’ kabilinde penaltı noktasını gösteriyor: “Bir ben miyim eşcinsel? Futbolcular, hakemler, yöneticiler arasında eşcinsel yok mu? Hatta Meclis’te…”

Söyleşinin bu dakikalarında hocayla, tribünleri ayağa kaldıracak ‘verkaçlar’ yapıyoruz:

“Var mı hocam?”
“Var. Futbolcu da var, yönetici de var, hakem de var. 20-30 isim çıkartırım Süper Lig’den. Hatta çok popüler bir başkanla futbolcusu aşk yaşamış. Kimin haberi var?

“Bu başkan Süper Lig’de miydi?”
“Evet.”

“Büyük bir takımda mı?”
“Diyelim, isim vermeyelim.”

“Ne zaman yaşandı bu aşk?”
“2000 ile 2008 arası diyelim.”

“Dört büyüklerden mi?”
“Evet. Bir başkanla futbolcu aşk yaşayabilir. Kimseyi ilgilendirmez.”

“Yaşadı mı yaşayabilir mi?”
“Yaşadı. Belli kişiler biliyordur.”

Bir an için kendi merakımdan da utanıyorum ama ikiyüzlü tutuma da bir kırmızı kart şart artık! Son düdük çalıyor ve Halil İbrahim Dinçdağ, arkadaşlarının kendisine tuttuğu evinin yolunu tutuyor. Tek umudu Federasyon’a açtığı 110 bin liralık davanın lehine sonuçlanması ama daha da çok istediği şey yeniden yeşil sahalarda düdük çalmak…

Aydınlar Federasyonu sana nasıl yaklaşıyor?

Eski yönetim zamanında Federasyon aleyhine açtığımız dava sürüyor. Ama Mehmet Ali Aydınlar yönetiminden umutluyum. Dilekçe yazdık. MHK’nın halledeceği duyumunu aldık. Ocakta bir ara sınav açıp ben dahil başka sebeplerden profesyonel hakları ellerinden alınmış hakemlere bir hak tanınacak. Fakat sınavda başarılı olmam yeniden sahalarda düdük çalacağım anlamına gelmez. Ancak görev verilirse işimi yapabilirim ve bu da MHK’nın tasarrufunda.

Eşcinseller beni bayrak yapsın...

Eşcinsel örgütlerin iş güç konusunda bir yardımları yok. Kimse kılını kıpırdatmıyor. Benim durumum Türkiye’de bir ilk. Beni iyi kullanın kardeşim. Bu malzemeyi kullanın sorunları çözmek adına diyorum. Ama nerede! Arı vız vız ancak bal yok... Yedi ülkeye sığınma talebinde bulundum ama henüz bir cevap gelmedi. Burada hakemlik yapmak istiyorum fakat yaşam hakkı tanınmıyor... Film Mart şirketi ise hayatımı belgesel yapmak istiyor, onun üzerinde çalışıyoruz. Hollanda’dan da panel daveti geldi.

Şu işin cilvesine bakın ya!

Çok başarılı bulduğum hakemler var. Fakat çok tuhaf bir durum olacak ancak benim geçmişte en beğendiğim hakem Oğuz Sarvan’dı. Yardımcı hakem olarak da Turgay Güdü’yü. Gelin görün ki benim kellemi alan da bu iki isim oldu. Ne acı tesadüf değil mi! Bu isimler güya bizim ‘çağdaş’ yöneticilerimizdi! Oğuz Sarvan ile görüşmek için defalarca talepte bulundum fakat cevap alamadım. Yabancılardan ise yine düdüğünü çoktan asmış olan İsveçli Anders Frisk’i beğenirdim. Faal hakemlerden Cüneyt Çakır ve Halis Özkahya’nın yönetimini
beğeniyorum...

Bizi diri diri mezara gömüyorlar

Beni kimse yargılayamaz kadeşim. Yaratılanı seviyoruz yaratılandan ötürü ise bana karşı çıkamazsın. Çıkarsan Allah’a isyan edersin çünkü beni Allah yarattı. Yeni öğrendim üst düzey siyasilerimizin mezun olduğu imam hatip lisesinden bir öğrenci eşcinsel olduğu için okuldan atıldı. Başbakan’a sesleniyorum! Cinsel yönelimimizden ötürü ölü hayatı yaşıyoruz. Kul hakkı yeniyor. Başbakan ile görüşemedik ama onun kardeşi Mustafa Erdoğan ile görüştüm. Tüm eşcinsellerin sorunlarını anlattım. Telefonumu aldı ama hâlâ o gün bugün iletişime geçeceğiz. Bekliyorum...

Aşk… Şu ana kadar yok. Belki olurdu ama “Bu ünlüdür ve etrafında çok kişi vardır” diye düşünüyor ki insanlar yaklaşmıyorlar. Sanılanın aksine bir eşcinsel tanındıktan sonra hayatını çok daha rahat yaşamıyor yani.

Ahmet Çakar başlarda destekledi ama devamı gelmedi. Sinan Engin de çok üzüldüğünü ve destek olacağını söylemişti. Hani 3 yıl geçti nerede? Adımı başharfleriyle ilk yazan Fatih Altaylı da bir arayıp sorabilirdi.

Başından beri en büyük hayalim bir gün Süper Lig’de maç yönetmek. Bir Fenerbahçe-Galatasaray derbisi yönetmeyi çok isterim. Bana bir maç versinler ve performansımı görsünler. Ben kendime çok güveniyorum.


http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetayV3&ArticleID=1067935&Date=31.10.2011&CategoryID=84


Google’da adı yazılınca ’homoseksüel’ kelimesinin çıkmasına isyan eden ünlü futbolcudan’dan şok eden itiraf...
30 Ağustos 2011 Salı, 17:30:32
Philipp Lahm: ’Ben homoseksüel değilim!’
İNCE Bir Fark" isimli kitabıyla futbol dünyasını karıştıran Alman Milli Takımı ve Bayern Münih'in kaptanı Philipp Lahm, hakkında çıkartılan eşcinsel dedikosunu yalanladı. Lahm, "Ben eşcinsel değilim. Fakat hayranlarımdan birinin kapımızın önüne gelip bana 'Seni çok seviyorum, sana aşığım' dediği doğrudur" dedi.
Kitabında, eski antrenörleri Klinsmann, Magath ve van Gaal hakkında yazdıkları nedeniyle kaptanlığının alınması gündemde olan 27 yaşındaki yıldız, "Eğer google'a benim ismimi verirseniz, futbolculuğum yanında 'Philipp Lahm homoseksüel' yazısı ikinci sırada gözüküyor. Bu beni zedelemiyor değil. Benim homoseksüelleri yaralamak, onları kötü göstermek gibi düşüncem yok. Özellikle homoseksüel futbolcuların kendilerini gizlemesi yerine açıkça söylemelerinden yanayım" ifadelerini kullandı. http://www.focushaber.com/philipp-lahm-ben-homoseksuel-degilim--h-66604.html

Belçika Birinci Futbol Ligi'nde forma giyen futbolcular arasında yapılan bir ankette, oyuncuların yüzde 70'inin eşcinsel sporcuya karşı oldukları ortaya çıktı.

Ülkenin en büyük futbol dergisi "Voetbalmagazine", Birinci Lig'de yer alan 508 futbolcuyla gerçekleştirdiği ankette, "Kulübünüzde eşcinsel oyuncu kabul eder misin" sorusunu yöneltti ve yüzde 70'inden "hayır" karşılığını aldı.

Birinci Lig'de her kulüpte tahmin edilenden daha fazla eşcinsel oyuncu olduğunu iddia eden dergi, kendi kimliğini açıklayan futbolcuların, kulübünde gözden düştüğünü ve geleceklerinin de zorlaştığını yazdı.

Ankette, söz konusu soruya 303 futbolcu "hayır' derken, geri kalan 205 oyuncunun ise eşcinsel veya eşcinsellikle ilgisi olduğu iddia edildi.

Anketi yapan dergi sorumlusu Jacques Sys, sonuçlara kendilerinin de şaşırdıklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

"Öte yandan bakarsan, Avrupa'daki eşcinsellerin sayısını gözönünde tutarsak, toplumun en azından yüzde 10'u eşcinsel. Onun için bunu normal görüyoruz. Birinci Lig'de futbolcular arasında, tahmin edilenden fazla eşcinsel olduğuna inanıyoruz. Ama modern futbolda bunu söylemek çok büyük bir problem. Şu ana kadar Avrupa'da İngiliz Premier Lig'de Justin Fashanu, kendisinin açıkça homoseksüel olduğunu itiraf etmişti. Ertesi maçta rakip takım taraftarları, maç boyu futbolcu aleyhinde sloganlar attı. Birkaç yıl sonra söz konusu oyuncu intihar ederek, yaşamına son verdi."

Cnntürk

Almanya’da bu sene yedincisi düzenlenen Dünya Kadınlar Futbol Şampiyonası’na futboldan çok cinsel tercih tartışması damgasını vurdu.

Önce Ekvator-Gine takımında forma giyen iki kardeşin erkek olduğu dedikoduları yayıldı. Ülke futbol federasyonu bu sporcuların sakat olduğu için şampiyonaya getirilmeyeceğini açıklayarak konunun kapatılmasını sağladı. Ancak önceki gün Nijerya Antrenörü Eucharia Uche’nin, “Lezbiyenler bu takımda büyük sorun yaratıyordu. Ama ben geldikten sonra bu problemi çözdüm. Takımda lezbiyen oyuncu kalmadı. Böyle çirkin bir hayat anlayışına tahammül edemem” açıklamaları şampiyonaya tam manasıyla damgasını vurdu.
Eşcinsellik herşeyi öldürür
Alman televizyon kameraları karşısında söylediklerini inkar eden Uche’nin sözleri başta Almanya’da olmak üzere birçok dünya ülkesi basınında ayrımcılık olarak nitelenirken; FIFA ve Olimpiyat Komitesi’nin hiçbir açıklama yapmaması spor kamuoyu tarafından eleştirildi

Hürriyet Spor


İki yıl önce eşcinsel olduğu ortaya çıkan ve bu nedenle maç yönetmesine izin verilmeyen hakem Halil İbrahim Dinçdağ, ayakta kalma mücadelesinde. Dinçdağ, sahalara çıkamıyor. Radyoda yaptığı programa son verildi. İş bulamıyor. Yine de pes etmedi. Türkiye Futbol Federasyonu’na karşı açtığı davayı AİHM’ye taşımanın hazırlıklarını yapıyor. Yedi ülkenin dışişleri bakanlarına, onların ülkesinde yaşamak ve maç yönetebilmek için mektup gönderen genç hakem, eşcinselliği deşifre olduğundan bu yana yaşadıklarını anlattı.
Eyüp Erdoğan
erdogan@doganburda.com
fotoğraf: Altan Aykan
“Basına konuşmaya karar verdiğim o gün, 32 yılımı mezara gömdüm. Hayatım, düzenim tamamen yok oldu. Dişimle, tırnağımla geldiğim yeri tek kalemde silmek zorunda kaldım. Hayata sıfırdan yeniden başlayacaktım, ama iki yıldır hâlâ sıfır noktasındayım.”
Bu sözler, 2009 yılında eşcinsel olduğu ortaya çıkan ve o tarihten bu yana maç yönetmesine izin verilmeyen hakem Halil İbrahim Dinçdağ’a ait.
Halil, iki yıl önce, Trabzon’da futbol hakemliği yapıyordu. Eşcinsel olduğunu çevresindeki hiç kimse bilmiyordu. Hayattaki en ciddi sorunlarından biri olan askerlik yapma zamanı, gelip kapıya dayandı. 2009 yılı şubat ayında askerlikten muaf olduğuna dair belge aldı. Bu belgeyi, askerlikle ilgili bir sorunu olmadığını göstermek için Trabzon İl Hakem Kurulu’na verdi. İki ay daha devam etti hakemliğe. Ardından İl Hakem Kurulu, kendisine askerliğe elverişli olmayanların hakemlik yapamayacağını ileterek, maçlarda görev almasına izin vermedi. Profesyonel maçları yönetmesi için girmesi gereken klasman hakemliği (profesyonel hakemlik) sınavına da alınmadı. Bu süreçte, klasman hakemliği için üst yaş sınırı olan 33 yaşını da doldurdu. Tek umudu Futbol Federasyonu’ydu. Buraya başvurursa haklarının geri verileceğini düşünüyordu. Öyle de yaptı. Ancak Federasyon’dan “Hakemlik yapamaz” yanıtı aldı. Tam da bu günlerde, Halil’in durumu basına sızdı. İddiasına göre, eşcinselliğini basına sızdıran federasyondu. Önce ‘eşcinsel hakem’ diye ismine yer verilmeden haberler yayımlandı hakkında. Ardından, Haber Türk gazetesinden Fatih Altaylı, köşe yazısında ad ve soyadının ilk harflerinin H.İ.D. olduğunu yazdı. Trabzon’da hakemlik yapan kaç H.İ.D. olabilirdi ki? Böylece kimliği deşifre oldu.
EZBER BOZMANIN BEDELİ


Sonunda savaşmaya karar verdi Halil ve hem televizyonlara hem de gazetelere, H.İ.D. olarak değil, Halil İbrahim Dinçdağ olarak röportajlar verdi. Yani, cesur bir çıkış yaparak ezber bozdu.
Ancak Halil’in hikâyesi zamanla unutuldu. Bir süre sonra gazete sayfalarında rastlamaz olduk kendisine. Onu en son, bir ay kadar önce, Sarıyer Adliyesi’nde Türkiye Futbol Federasyonu’na karşı açtığı davanın duruşmasından çıkarken gördük. Ve yeniden hatırladık Halil diye bir adamın varlığını.
“Hayatında ne değişti?” diye sormak için buluştuğumuzda, iki Halil vardı karşımızda.
Biri bıkmış, pes etmiş bir adam. Temellerine dinamit yerleştirilmiş bir bina gibi olduğu yere çökmüş bir hali vardı ilk Halil’in. “Benim için artık her şey bitti. Etrafımda birçok insan vardı, şimdi yok. Eski arkadaşlarımın yarısı kayıp. İş bulamıyorum ve hayatımı idame ettiremiyorum. Bana hâlâ ailem bakıyor. Kendimi çırılçıplak hissediyorum. Tek başına bir ağaç gibiyim. Bir ormanda olmam gerekirken, yapayalnızım. Özel hayatım kalmadı. İnsanlar benimle arkadaşlık yapmaya çekiniyor. ‘Senin yanında görünürsem, yanlış anlaşılır’ diye düşünüyorlar. Çaresizim” diyor. Devam-Kaynak-Tempo Online


Nara'yla dünya evine girmeye hazırlanan Atletico Madrid'in yıldızı Diego Forlan, evlilik hazırlığı yaptığı nişanlısıyla

yollarını ani bir kararla ayırmıştı.

Forlan için 'Eşcinsel' iddiası!..

Temmuz ayında topmodel Zaira Nara'yla dünya evine girmeye hazırlanan Atletico Madrid'in yıldızı Diego Forlan, evlilik hazırlığı yaptığı nişanlısıyla yollarını ani bir kararla ayırmıştı.

Düğün davetiyeleri bile bastırılan çiftin ayrılığıyla ilgili birçok dedikodu ortaya çıkarken, Zaira Nara'nın yaptığı son açıklamalar kafaları iyice karıştırdı.

Diego Forlan'ı Uruguay'da bir erkekle garip davranışlar içinde gördüğünü belirten Nara, "Bu hareketleri unutabilmem veya bunlar olmamış gibi davranamam" dedi.
Turuncutime

TFF hakkında dava açan hakem H. İbrahim Dinçağ, mahkemede ilginç bir savunma yaptı - AHT

01 Haziran 2011 Çarşamba, 07:22:45
"Futbolun içinde çok sayıda eşcinsel var"
TRABZON’da hakemlik yaparken, eşcinsel olduğunu deşifre ettiği için, maçlarda kendisine görev verilmediğini iddia ederek Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) 110 bin TL tazminat davası açan Halil İbrahim Dinçdağ, dün yapılan duruşma çıkışında, TFF’ye çağrıda bulundu.

Canan İSPİR/AHT-İSTANBUL

Spor camiasında en tepeden en alt kademeye kadar çok sayıda eşcinsel ol du ğu nu savunan Dinçdağ, “Türkiye Futbol Federasyonu spor camiasında geniş kapsamlı bir araştırma yapsın. Tüm eşcinsel hakem ve futbolcuları tespit edip işlerine son versin” dedi. TFF ise avukatı Suat Cem Abanazır aracılığıyla mahkemeye sunduğu yanıt dilekçesinde davacı Dinçdağ’a, cinsel tercihi yüzünden değil, “performans yetersizliğinden” dolayı maç verilmediğini savundu.

Dinçdağ’ı duruşma çıkışında yalnız bırakmayan eşcinsel derneği üyeleri de “Cinsel yönelimimiz veya cinsiyet kimliğimiz işaret edilerek en sıradan yaşamsal haklardan mahrum bırakılabiliyoruz. Halil İbrahim bunu bir kader olarak kabullenemedi, kurulu düzenin değişmesi için mücadele başlattı. Türkiye’de pek çok değişimin önünü açacak bu hukuk mücadelesinde arkadaşımızın yanındayız ve davanın takipçisi olacağız” dediler. Duruşma ertelendi.


GAZETE HABERTÜRK>>




(CNNTURK.COM) -- Phoenix Suns'ın başkanı ve CEO'su Rick Welts, New York Times gazetesine yaptığı açıklamada eşcinsel olduğunu söyledi.

Homoseksüellik konusunun, profesyonel takım sporlarında tabu olarak görüldüğünü belirten Welts, sporda kariyer yapmak isteyen eşcinsellere mentörlük yapmak istediğini söyledi.

58 yaşındaki Welts bugüne kadar erkek sporunda eşcinsel olduğunu açıklayan en yüksek pozisyondaki yönetici olarak gösteriliyor.

Kariyerine NBA takımlarından Seattle SuperSonics'te top toplayıcı olarak başlayan ve uzun yıllar NBA başkanı David Stern ile çalışan Welts'in, cinsel kimliğini kamuoyuna açıklamadan önce Stern, Suns'ın oyun kurucusu Steve Nash, ligin efsane oyuncularından Bill Russell ve WNBA başkanı Val Ackerman ile görüştüğü belirtiliyor.

Sri Lanka'nın başkenti Colombo'da gay, lezbiyen ve travesti dernekleri tarafından düzenlenen olimpiyatlar renkli görüntülere sahne oldu. Başta atletizm olmak üzere çeşitli spor dallarında yarışan eşcinseller arasındaki rekabet dikkati çekti. Organizasyon komitesinden Sherman de Rose, eşcinseller arası dayanışmayı artırmak için bu etkinliği düzenlediklerini söyledi. Akşam



UEFA, Eşcinsel futbolcuları kastederek "Milli takımda sağlıklı futbolcuları oynatırım" şeklinde açıklamalar yapan Hırvatistan Futbol Federasyonu Başkanı Vlatko Markoviç hakkında soruşturma başlattı.

Hırvatistan Futbol Federasyonu Başkanı Vlatko Markoviç'in eşcinsel futbolcular hakkında yaptığı açıklama başına dert oldu. Eşcinsel futbolcuların asla Hırvatistan Milli Takımı forması giyemeyceğini söyleyen Markoviç hakkında UEFA disiplin soruşturması açtı.

Futbol ve eşcinsellik kavramları, Hırvatistan Futbol Federasyonu Başkanı Vlatko Markoviç'in geçtiğimiz hafta içinde yaptığı açıklamalarla ile bir kez daha gündeme gelmişti.

Futbol federasyonunun başında olduğu sürece, eşcinsel bir futbolcunun milli takım forması giymesine asla izin vermeyeceğini söyleyen Markoviç'e ilk önce Hırvatistan'daki eşcinsel gruplar büyük tepki göstermişti.

Markoviç'in bu sözleri son olarak UEFA'yı da harekete geçirdi. UEFA Disiplin Komitesi Hırvatistan Futbol Federasyonu Başkanı hakkında "Ayrımcılık" yaptığı gerekçesiyle soruşturma açılmasına karar verdi.

UEFA Yönetmeliği’nin 11. Maddesi; "Bir grubun yada bir kimsenin özlük haklarını kıracak veya aşağılayacak" açıklamalarda ve davranışlarda bulunulmasını yasaklıyor. Aynı zamanda FIFA Futbol Komitesi üyeliği de yapan Markoviç hakkındaki disiplin soruşturması 25 Kasım’da düzenlenecek oturumla görüşülecek.

Eşcinsel tartışması !

Eşcinsel tartışması !
Mario Gomez, eşcinsel futbolcuların saklanmalarına gerek kalmadığını düşünüyor.Goal.com'un haberine göre futbolculuk kariyerinin bitmesiyle tehdit edilen Bayern Münih'in golcü oyuncusu Mario Gomez, Alman Futbol Federasyonu ile köprüleri yıkarak isyan bayrağını çekti.

Eşcinsel futbolcuların artık saklanması gerekmediğine inan Gomez, Almanya Dış İşleri Bakanı Guido Westerwelle ve Berlin Eyalet Başkanı Klaus Wowereit'i örnek göstererek bunun bir tabu olmaktan çıkmasını bekliyor.

Eşcinsel olup olmadığına dair tam bir açıklama yapmayan Alman futbolcu, bir magazin dergisine verdiği demeçte, "Bu tabunun artık yıkılması lazım. Özgürce cinsel tercihlerini yaşamaları gerekiyor. Özgürlüklerini yaşamak onların performanslarını arttıracaktır. Diğer mesleklerde olduğunu gibi profesyonel futbolcular da dilediklerini yaşamalı" şeklinde konuştu.
Blogger tarafından desteklenmektedir.